L-Homocysteine

Aminoasit Takviye Ürünleri

L-Homocysteine

-Homocysteine (L-Homosistein), proteinlerin yapısına doğrudan katılmayan, kükürt (sülfür) içeren proteinojenik olmayan bir amino asit türevidir. Vücutta esansiyel amino asit olan L-Methionine metabolizmasının ara ürünüdür. Kimyasal olarak sisteine benzese de yapısında bir metilen (-CH₂-) grubu fazladır. Normal koşullarda kanda düşük konsantrasyonlarda bulunur ve metabolizması hızla devam eder. Kandaki yüksek homosistein düzeyi (hiperhomosisteinemi) çeşitli hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.

1. Kimyasal Tanımlama
Parametre Değer
Kimyasal Adı L-Homocysteine
IUPAC Adı (2S)-2-Amino-4-sulfanylbutanoic acid
Yaygın Adı Homosistein
Moleküler Formül C₄H₉NO₂S
Molekül Ağırlığı 135.18 g/mol
CAS No 454-29-5 (serbest baz)
EC No 207-230-8
PubChem CID 91552
ChEBI CHEBI 17230
2. Moleküler Yapı
L-Homocysteine, α-amino asit yapısında olup terminalinde tiyol (-SH) grubu taşır.
Yapısal Formül
NH₂–CH(COOH)–CH₂–CH₂–SH
Molekül;
Bir amino grubu (-NH₂)
Bir karboksil grubu (-COOH)
Bir tiyol grubu (-SH)
İki metilen (-CH₂-) içerir.
3. Fizikokimyasal Özellikler
Özellik Değer
Görünüm Beyaz kristal toz
Koku Hafif sülfür kokusu
Yoğunluk ~1.3 g/cm³
Erime Noktası Yaklaşık 228–232°C (bozunarak)
Suda Çözünürlük Yüksek
Etanol Az çözünür
Metanol Az çözünür
LogP -2 civarı
pKa (COOH) 2.25
pKa (NH₃⁺) 8.87
pKa (SH) 10.0–10.5
İzooelektrik Nokta (pI) ≈5.8
4. Stereo Kimya
Tek kiral karbon içerir.
Doğal formu L-izomeridir.
D-izomeri biyolojik olarak aktif değildir.
Protein sentezine katılmaz.
5. Biyosentez
L-Homocysteine yalnızca metiyonin metabolizmasında oluşur.
Metabolik Yol
L-Methionine
↓
S-Adenosyl Methionine (SAM)
↓
S-Adenosyl Homocysteine (SAH)
↓
L-Homocysteine
Buradan iki ana metabolik yola ayrılır
A) Remetilasyon
Homosistein → Metiyonin
Enzimler
Methionine Synthase (MS)
Betaine Homocysteine Methyltransferase (BHMT)
Kofaktörler
Vitamin B12
Folat (5-MTHF)
Betaine
B) Transsülfürasyon
Homosistein → Sistationin → Sistein
Enzimler
CBS
CGL
Kofaktör
Vitamin B6 (Piridoksal-5-fosfat)
6. Metabolik Önemi
Homosistein aşağıdaki biyolojik süreçlerin merkezinde yer alır
Tek karbon metabolizması
Metilasyon reaksiyonları
DNA metilasyonu
RNA metilasyonu
Protein metilasyonu
Fosfolipit sentezi
Kreatin sentezi
Poliamin sentezi
Glutatyon sentezi
Sülfür metabolizması
7. Oksidasyon Özelliği
Serbest homosistein oldukça reaktiftir.
Kolayca;
Homosistin (disülfit)
Sistein-Homosistein disülfiti
Protein bağlı homosistein
oluşturabilir.
Plazmada serbest homosistein oranı yaklaşık %1, geri kalan kısmı proteinlere bağlı veya disülfit formlarındadır.
8. Biyokimyasal Etkileri
Yüksek homosistein;
Endotel Hasarı
Nitrik oksit azalması
Endotel disfonksiyonu
Vazokonstriksiyon
Oksidatif Stres
ROS üretimi
Süperoksit oluşumu
Lipid peroksidasyonu
İnflamasyon
NF-κB aktivasyonu
Sitokin salınımı
Damar inflamasyonu
Koagülasyon
Trombosit aktivasyonu
Pıhtılaşma eğiliminin artması
9. Referans Plazma Konsantrasyonları
Düzey Konsantrasyon
Normal 5–15 µmol/L
Hafif Artış 15–30 µmol/L
Orta Artış 30–100 µmol/L
Şiddetli Artış >100 µmol/L
10. Analitik Yöntemler
Laboratuvar analizinde kullanılan başlıca teknikler
HPLC-FLD (High Performance Liquid Chromatography – Fluorescence Detection) Yüksek doğrulukla kantitatif analiz.
LC-MS/MS (Liquid Chromatography–Tandem Mass Spectrometry) Klinik laboratuvarlarda referans yöntemlerden biri; yüksek özgüllük ve duyarlılık sağlar.
GC-MS (Gas Chromatography–Mass Spectrometry) Türevlendirme gerektirir, araştırma amaçlı kullanılabilir.
Enzimatik yöntemler Klinik rutin analizlerde yaygın.
Kemilüminesans immünoassay (CLIA) Otomatik analiz sistemlerinde kullanılabilir.
11. Klinik Önemi
Yüksek homosistein düzeyleri şu durumlarla ilişkilendirilmiştir
Kardiyovasküler hastalıklar
Ateroskleroz
Venöz tromboembolizm
İnme
Kronik böbrek hastalığı
Alzheimer hastalığı
Demans
Osteoporoz
Gebelik komplikasyonları
Ancak homosisteinin bu hastalıkların doğrudan nedeni mi yoksa bir biyobelirteci mi olduğu her durum için net değildir; klinik değerlendirme diğer risk faktörleri ve laboratuvar bulgularıyla birlikte yapılmalıdır.
12. Endüstriyel ve Farmasötik Özellikler
Parametre Değer
Saflık (Araştırma Sınıfı) ≥98–99%
Farmasötik Saflık ≥99%
Ağır Metal Limiti USP/EP spesifikasyonlarına uygun
Nem ≤1.0%
Kül ≤0.1%
Depolama 2–8°C, kuru ve ışık almayan ortam
Stabilite Oksijen ve ışığa duyarlı; oksidasyonu önlemek için inert atmosfer veya antioksidan koruması tercih edilebilir.
Teknik Değerlendirme
L-Homocysteine, metiyonin döngüsü ve tek karbon metabolizmasının merkezinde yer alan, protein sentezine katılmayan kükürt içeren bir amino asit türevidir. Metilasyon reaksiyonları, sistein ve glutatyon biyosentezi ile yakından ilişkilidir. Analitik açıdan LC-MS/MS ve HPLC gibi yüksek duyarlılıklı yöntemlerle güvenilir şekilde ölçülebilir. Klinik biyokimyada özellikle kardiyovasküler risk, B6/B9/B12 vitamini metabolizması ve kalıtsal metabolizma bozukluklarının değerlendirilmesinde önemli bir biyobelirteç olarak kullanılır.

Ürün Açıklaması

Biyokimyasal Oluşumu Metiyonin metabolizması şu şekilde ilerler: Methionine → S-Adenosylmethionine (SAM) → S-Adenosylhomocysteine (SAH) → Homocysteine Homosistein burada iki farklı metabolik yola girer: 1. Remetilasyon Tekrar metiyonine dönüşür. Gerekli kofaktörler: Vitamin B12 Folat (Vitamin B9) Betaine Enzimler: Methionine Synthase BHMT 2. Transsülfürasyon Sisteine dönüştürülür. Gerekli kofaktör: Vitamin B6 Enzimler: CBS (Cystathionine β-Synthase) CGL (Cystathionine γ-Lyase) Bu yol sayesinde: Glutatyon Taurin Sülfat Sistein üretilir. Vücuttaki Görevleri Homosistein doğrudan faydalı bir amino asit değildir ancak metabolizmada önemli ara moleküldür. Başlıca görevleri: Metiyonin döngüsünün devamını sağlamak DNA metilasyonu SAM üretimi Antioksidan savunma için sistein sentezi Glutatyon biyosentezi Sülfür metabolizmasının düzenlenmesi Normal Kan Düzeyi Seviye Değer Normal 5–15 µmol/L Hafif yüksek 15–30 µmol/L Orta 30–100 µmol/L Şiddetli >100 µmol/L Homosistein Yüksekliği (Hiperhomosisteinemi) Yüksek homosistein seviyeleri aşağıdaki durumlarla ilişkilendirilebilir: Kardiyovasküler hastalıklar Ateroskleroz İnme Derin ven trombozu Periferik damar hastalığı Böbrek hastalığı Osteoporoz Bilişsel gerileme Demans Alzheimer hastalığı Gebelik komplikasyonları Yüksek homosisteinin doğrudan hastalık nedeni mi yoksa bir biyobelirteç mi olduğu konusu araştırılmaya devam etmektedir. Homosisteini Artıran Faktörler Folat eksikliği Vitamin B12 eksikliği Vitamin B6 eksikliği Böbrek yetmezliği Hipotiroidi Sigara kullanımı Aşırı alkol tüketimi MTHFR gen mutasyonları Yaşlanma Bazı ilaçlar (ör. metotreksat, fenitoin) Homosisteini Düşüren Faktörler Folik asit Vitamin B12 Vitamin B6 Betaine (Trimethylglycine) Sağlıklı beslenme Düzenli fiziksel aktivite Bu destekler kandaki homosistein düzeyini düşürebilir; ancak kardiyovasküler olayları azalttığı her durumda kesin olarak gösterilememiştir. Laboratuvar Analizi Ölçüm yöntemleri: HPLC (High Performance Liquid Chromatography) LC-MS/MS İmmünoassay Enzimatik analiz Numune: Açlık plazması (EDTA'lı tüp tercih edilir) Numunenin hızla santrifüj edilmesi önemlidir; bekleme sırasında eritrositlerden homosistein salınımı ölçümü etkileyebilir. Gıda Takviyesi Olarak Kullanımı L-Homocysteine, yaygın olarak kullanılan bir gıda takviyesi değildir ve genellikle takviye edilmesi önerilmez. Bunun nedeni, yüksek homosistein düzeylerinin sağlık açısından risk oluşturabilmesidir. Klinik uygulamada amaç çoğunlukla homosisteini yükseltmek değil, gerektiğinde B vitaminleri ve diğer uygun yaklaşımlarla normal aralıkta tutmaktır. Teknik Özellikler Özellik Değer Amino Asit Türü Proteinojenik olmayan Kükürt İçeriği Var Metabolik Kaynak L-Methionine Protein Sentezi Katılmaz Metabolik Yol Methionine Cycle Öncül Olduğu Moleküller Cysteine, Glutathione Başlıca Kofaktörler B6, B12, Folat Klinik Önemi Kardiyometabolik biyobelirteç Özet L-Homocysteine, metiyonin metabolizmasının önemli bir ara ürünü olup, metilasyon döngüsü ve sülfür metabolizmasında merkezi rol oynar. Kanda normal düzeylerde bulunması beklenir; yüksek seviyeleri ise vitamin eksiklikleri, genetik faktörler veya çeşitli hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu nedenle homosistein, özellikle kardiyovasküler risk değerlendirmesinde ve B vitamini metabolizmasının incelenmesinde önemli bir biyokimyasal belirteç olarak kullanılır.